|
Ön Koşul Dersleri
|
MİM 411 Mimari Tasarım IV
|
|
Eğitimin Dili
|
Türkçe
|
|
Koordinatör
|
DR. ÖĞR. ÜYESİ ZEYNEP ARDA ERGEN
|
|
Dersi Veren Öğretim Eleman(lar)ı
|
Dr. Öğr. Üyesi Halil Sencer ERKMAN, Dr. Öğr. Üyesi Leyla KADERLİ, Dr. Öğr. Üyesi Duygu TURGUT, Dr. Öğr. Üyesi Ayşegül AKŞEHİRLİOĞLU, Öğr. Gör. Dr. Sultan ŞİMŞEK
|
|
Yardımcı Öğretim Eleman(lar)ı
|
Arş. Gör. Meltem ULU
|
|
Dersin Veriliş Şekli
|
Teori+Uygulama
|
|
Dersin Amacı
|
Verilen tasarım konusu kapsamında çevre verilerinin ve program gerekliliklerinin değerlendirilerek tasarım fikrinin kurulması ve çözümlenmesi hedeflenmektedir. Bu bağlamda; tasarım alanı ve yakın çevresinin mekânsal kurgusuna katkı sağlayacak, kentsel ölçek ile yapı ölçeği arasında güçlü bağların oluşturulması amaçlanmaktadır. Sonuç ürüne ilişkin; açık, yarı açık, kapalı mekân ilişkileri ile mekânsal akışkanlığın kurulması, özel/yarı özel/yarı kamusal/kamusal mekân ilişkileri ile mekân kademelenmesine ilişkin önerilerin geliştirilmesi, tasarımda güncel strüktürel ve konstrüktif çözümlere yer verilmesi, nitelikli bir ifade dilinin geliştirilmesi ve tasarım konusuna ilişkin mevzuat ve yönetmeliklere uygun tasarım yapılması beklentiler arasında yer almaktadır.
|
|
Dersin Tanımı
|
SINIRLARI KALDIRAN KAPSAYICI BİR İYİLEŞME EKOSİSTEMİ
“Özel Gereksinimli Bireyler İçin Rehabilitasyon ve Yaşam Merkezi”
Tasarım konusu "Kapsayıcı Mimarlık" (Inclusive Architecture) teması üzerine kurgulanmıştır. Ana aks olarak belirlenen Kapsayıcılık (Inclusivity) teması, insan bedeninin ve zihninin çeşitliliğini heterojen bir zenginlik olarak kabul eden, mekânı herkes için eşit derecede adil ve işlevsel bir deneyim alanı olarak yeniden tanımlayan temel düşüncedir. Kapsayıcı mimarlık ise teknik bir zorunluluk olan "erişilebilirlik" (accessibility) kavramının ötesine geçerek; yaş, cinsiyet, fiziksel yetenek, bilişsel ve duyusal farklılıkları mimari programın kurucu bileşeni haline getirilmesini kapsamaktadır.
Kapsayıcılık temasının teorik alt yapısını en üst düzeyde somutlaştırabilecek ampirik ve tipolojik bir laboratuvar işlevi görmesi nedeni ile tasarım konusu “Özel Gereksinimli Bireyler İçin Rehabilitasyon ve Yaşam Merkezi” olarak belirlenmiştir. Proje konusunun ana odağının özel gereksinimli bireylere yönelik rehabilitasyon ve yaşam merkezi olarak belirlenmesi, somut mekânsal problemlere çözüm üretme ve toplumsal fayda sağlama motivasyonuna dayanmaktadır.
Belirlenen kapsayıcılık teması ekseninde stüdyodan beklenen; mekânı sadece "fiziksel engellerden arındırılmış" olarak değil, farklı varoluş biçimlerinin mekânsal eşitlik (spatial equity) çerçevesinde toplumsal hayata katılabildiği dinamik bir arayüz olarak kurgulanmasıdır.
Tasarlanacak bu merkezin salt klinik bir tedavi alanı olmanın ötesine geçerek, bireylerin çevreyle güvenli etkileşim kurabileceği, refakatçilerin/ailelerin desteklenebileceği ve toplumsal farkındalığın artırılacağı bütüncül bir "iyileştirici çevre" (healing environment) sunması da ana hedefler arasındadır. Bununla birlikte özel gereksinimli bireylerin fiziksel, zihinsel ve duyusal rehabilitasyon süreçlerini en üst düzeye çıkarmak ve bu süreçte en büyük destekçileri olan ailelerine kısa süreli nefes alma imkânı sunmak amacıyla tasarlanmış bütünleşik bir yaşam merkezi tasarımı beklenmektedir. Tasarım konusu özelinde, özel gereksinimli bireyleri toplumdan izole eden geleneksel "klinik" binaların aksine; onları kentsel ve sosyal hayatın merkezine alan, bağımsız yaşam becerilerini destekleyen ve aileleri de bu iyileşme ekosistemine dahil eden kapsayıcı bir mimarlık dilinin geliştirilmesi hedeflenmektedir.
KONUM
Tasarım alanı Erciyes Üniversitesi Kampüsü içinde, Hastaneler Bölgesi’ne yakın bir konumda yer alan Gölet Alanı ve çevresi olarak belirlenmiş olup, Erciyes Üniversitesi bünyesindeki tıp fakültesi, araştırma ve uygulama hastanelerine ve engelsiz yaşam merkezine olan yakınlığı medikal kümelenme ve sağlık kampüsüne entegrasyona olanak sağlayabilecek potansiyeli barındırmaktadır. Proje alanının üniversite kampüsü içinde yer alması; alanın kampüs yaşamı ile sosyal bütünleşme olanaklarının güçlendirilmesi ve toplumsal yaşama adaptasyon sürecini (normalleşme) hızlandıran sosyo-mekânsal bir katalizör olarak ele alınmasını destekleyici niteliktedir. Gölet alanı, sadece tasarlanacak merkez ve çevresindeki bireyler için değil, tüm üniversite bileşenleri ve kent halkı için bir karşılaşma mekanı olarak düşünülmelidir. Bu durum, rehabilitasyon merkezinin çeperinde kurgulanacak "kapsayıcı rekreasyon alanları" ve aracılığıyla toplum ile özel gereksinimli bireyler arasında empati ve etkileşim ortamı kurulmasına zemin hazırlama potansiyeline de sahiptir.
Tasarım alanı ve senaryonun birbiri ile ilişkili olarak kurgulanması ana hedefler arasında olup, alan aynı zamanda Erciyes Üniversitesi Kampüs Alanı ile gölet alanı çevresinde var olan diğer kamu yapıları ve kent mekânı arasında bir arayüz olarak görülmeli ve önemsenmelidir. Mevcut verilerle ilişkilenen, konu ve alanın potansiyellerini geliştiren çözüm önerisi/önerileri doğrultusunda fiziksel çevrede bir akışkanlık kurulması amaçlanmalıdır.
|